9 Haziran 2010 Çarşamba

PLACİDO DOMİNGO

80'li ve 90'lı yıllar operaya tutkuyla bağlı olduğum yıllardı. Zeynep Oral'ın kaleme alıp Leyla Gencer 'in hayat hikayesi " Tutkunun Romanı" , başucu kitabımdı . Her satırını ezbere biliyor olsam da ayırmazdım başımdan. Erkek tenor favorim ise Pavorotti' ydi. Ta ki 1994 yılında almış olduğum bir albüme kadar. " De Mi Alma Latina " !

İşte bu albümden sonra favorim İspanyol tenor Placido Domingo oldu. Bir popstar ya da genel deyimle bir artist karşısında saçını başını yolan ,iç çamaşırlarını atan kızları hiç anlayamamış ,fanatizm ve radikalizm'e de her daim karşı olan bu fani , söz konusu albümü her dinlediğinde Domingo ile hiç bilmediği Buenos Aires sokaklarında dolaşmak , gözlerimin içine bakılarak Sin ti' yi dinlemek , Adios ile sahile vurmak; daha da ileri gidip Madam Butterfly olup Pinkerton'un ihaneti karşısında gözyaşı döküp yalvarmak ister . Başrollerde hep ben ve Domingo...

Sanırım bu hayaller yeni yetme genç kızlarınkinden biraz farklı ama beni çok mutlu eden masum hayaller. 1994 den beri hiç azalmayan sevgi ile dinliyorum Domingo'yu.

Opera hayallerim ise yıllarca devam eden şan dersleri ve birkaç arya söyleyebiliyor olmanın ötesine geçemedi. Hem de tüm çaba ve göze aldığım tüm tehlikelere rağmen. O sahnede olma hayalleri şimdi gerçek hayatın eğlencesi, avukat hanımın kafasını dağıtmanın yollarından biri olarak düş dünyasındaki rafta, her an çıkmaya hazır sıra bekliyor.

Sizlere Gracias A La Vida ile veda eder notaların her daim eşlikçi olduğu, hayallerin hayatı esir almayıp tatlı bir esinti yarattığı yaşam dilerim.




9 yorum:

Asuman Yelen dedi ki...

Tabii ki Placido Domingo' yla ilgili hayallerini gerçekleştiremezdin ama bence bu gün hemen şimdi diğerlerini gerçekleştirmek üzere raftan indirebilirsin Zühre' cim. Bunu yapmalısın mutlaka. Bunun için yaşlanmayı emekli olmayı bekleme. Bu ülkede Alaaddin Yavaşça gibi biri doktorluğunu aksatmadan nice güzellikler sundu. Geçenlerde bir ekonomi yazarının yıllarca caz müziği ile ilgilendiğini öğrendim.
Örnekler o kadar çok ki. Bence bu yaşamına hatta mesleğine artı değerler getirir.Böyle şeyleri ertelememelisin bence. (Bana da ne oluyorsa.)

Nihan dedi ki...

Zuhre Ablacigim! Ben de Asli'ya almistim Leyla Gencer'in kitabini, butun Lise yillarinda onun da basucu kitabiydi :) Sarki soylemeye devam et melek sesli Zuhre Ablacigim!!!

Guven dedi ki...

Müzik,ah müzik! Tüm yorgun,küskün, heyecan dolu ruhları kendine sürükleyen güzel sesleniş.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

NİHANcığım yorumun bana bu sabah nasıl iyi geldi anlatamam.Şu birkaç gündür eskilerle uğraşır ve boğuşurken anılar tazelenirken hep sen vardın. O günlerin belki de tek ışığıydın Yeşimle birlikte; bana güç katan,enerji veren her daim hatırladığım güzel anların başaktristi.Her fırsatta baktığımız kahve ve iskambil falları. Ne eğlenirdik birlikte !Sorgusuz,sualsiz ve yargıdan uzak beni sabırla dinleyişin, anlayışın,kardeşliğin ve dostluğun..Seni gerçekten çok özlüyorum Nihancığım hem de çok. Aklıma Galatasaray'daki ofise vize görüşme sonrası gelmen düştü.Nasıl kandırmıştın beni, reddettiler diye.Sonra nasıl da sıçramıştık sevinçten.ABD'ye ilk gidişin gözümün önünde, mahsunluğun ve korkularınla..Sonra yine bir sürprizle gelişin..Sonra Gemlik'e gidişimiz orada yaşadıklarımız annen,sen ve ben :)))) ( Neye güldüğümü anlamışsındır :)))))))
Ahh Nihancığım Ahhhh seni ve aileni öyle seviyorum ki ! Kardeşimsin dostumsun benim ne kadar uzakta olsanda bu hiç değişmeyecek bilesin.
Şarkı söylemeye gelince benim zilli kızımın sağı solu hiç belli değil.Bazen hadi söyle diyor başlıyorum hiç ses çıkarmadan dinliyor.Bazen kendi kendime bile mırıldanmama izin vermiyor.Müziğe kendi içimdeki kırgınlığımı ve yorgunluğumu bir bastırabilsem başlayacağım Nihancığım hem de bir daha bırakmamak üzere. Ama sen biliyorsun verilen umutların katedilen yolların çıkmaz sokaktaki bileşkesini. Biliyor musun ben kendimi de tahlil ediyorum.Geçen sene isim vermiyeyim bir arkadaşın konserine gittim. Giderken de düşündüm acaba ne hissedeceğim diye.Hiç ama hiç birşey.İçim hiç kıpırdamadı, hiç orda olsam keşke demedim; ben söylüyor olsaydım demedim hiç....Kısacası bekliyorum Nihancığım içimin düzelmesini,kırgınlığımın geçmesini.O zamana dek galiba tek dinleyicilerim Hakan'la Nil olacak...
Senden aldığım övgü benim için onur inan ! Senin gibi bir müzisyenden duyulabilecek en güzel şey!
Seni sevgi ve özlemle kucaklıyorum Nihancığım.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Asumancığım, Nihan'a yazmış olduğum uzun postta belki yanıtları saklıdır. Sanal alemde olsa benim dostum olarak söz söyleme ve yönlendirme hakkına sahipsin.Ve bunun için çok teşekkür ederim.Sevgilerle arkadaşım.

Güvenciğim, müziğin sihirli yolculuğu senle olsun hep.Sevgilerle

bilge dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
bilge dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Zeugma dedi ki...

Sevgili Zühreciğim;
İlk kez hiç tutmayan bir özelliğimizi okudum :)) Çünkü ben arya falan söyleyemem, alakam bile yok :)))
Domingo'yu da bu yüzden hiç duymamışım. Ama Pavorotti'yi biliyordum ve dinlerdim..
Az önce merak edip ŞURADAN domingonun bir sürü parçasını 30'ar saniyelik (ön)dinleme yaptım ve bilgilendim..

Tatlı esintilerle dolu olsun yaşamın hep..
Sevgilerimle canım Çobanyıldızım...

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

BİLGE'ciğim, yadığıun yorumlar nasıl silindi anlayamadım inan. Ben yine birşeyleri mi karıştırdım diye düşünüyorum.Geri alayım dedim yorumunu ama onu da beceremedim canım arkadaşım.Ne olur kusuruma bakma :( Sevgiyle kucaklıyorum seni.

ZEUGMA'm canım benim ! Domingo'yu benim aracılığımla öğrenmene ve dinlemene sevindim. Evet yaa bir farklılığımız çıktı ortaya ama olsun çoook seviyorum seni :))Herkesin kendini çok yakın hissettiği bir müzik değil opera ne yazık ki. Umarım dinleyenlerin çokluğu zaman içerisinde artar.
Sevgilerim seninle canım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...