anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2010 Salı

BİR-İKİ BİR-İKİ İZMİR İZMİR







Karşımda babam ritim tutuyor , tv de Candan Erçetin Vardar Ovasını söylüyor ,ben eşlik ediyor bir yandan yazıyor, BAlkız bu şenlikte anneannesinden masal dinliyor...Bugün saat 17 e doğru indik İzmir'e. Oradan arabayla doğru Özdere'ye. Özlemişim hem de çok. Hem gözüm hem gönlüm dinlendi. Mandalina bahçeleri, bellenmiş toprak, zeytin ağaçları...İstanbul'un neminden sonra burası sıcağa rağmen cennet geldi bana. Balkız yolda üzmedi beni. İlk defa büyüdüğünü hissettim. Öğle uykusu uyumadığı halde saat 23.55 ve hala ayakta !

Memleketimin , anamın, babamın , evimin kokusunu çekiyorum içime taa en derinlere ki hiç çıkamasınlar diye..

9 Mayıs 2010 Pazar

ANNELER GÜNÜ


HER YAVRUSU OLANA ANNE DENİLEMEYECEĞİ GİBİ , KENDİNDEN BİR YAVRUSU OLMAYAN AMA CANLI SEVGİSİ, HASSASİYETİ VE SORUMLULUĞU TAŞIYAN PEK ÇOK KADIN ANNE 'DİR VE BU GÜZEL GÜNÜN SAHİBİDİR.


ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN !

7 Ocak 2010 Perşembe

GURBET


Annem İzmir'den geldi geleli evde bir sürü değişiklik oldu.Dokunduğu her yeri cennet haline sokan bu kadın tam bir atom karınca. Bazen de arı maya diyorum ben ona. (Yukarıdaki fotoğraf için kocaman bir maşallah istiyorum ona göre ! ) Hiç dinlenmek nedir bilmeden hareket halinde olan bu kadın önce evin tüm perdelerini yıkadı sonra Balkız'ın yemekli elleriyle berbat ettiği mutfak koltuklarına kılıf dikti. Takım takrevatları düzenleyip kutuladı. Tüm dolapları düzenledi.Üstüne bir de tüm evi temizleyip Beyoğlu'ndaki eve 2 günlüğüne geçiş yaptı. Şimdi bir de orayı paklayıp, İstiklal' in girilebilecek tüm pasajlardaki yığınları talan edip bulduğu en ucuz ve en şahane kıyafetleri alıp defile yapmaya gelecek yine .

Annem ,canım annem benim ! Burada olması , aynı havayı solumamız yeterli benim için. Keşke aynı şehirde yaşasak; ama değil. Kısıtlı zamanı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Daha sabah çayı bitmeden üstüne yapılan kahveler, kahve hazmedilmeden içilen 3'ü bir yerde, üstüne bir de akşam çayı derken gece 4 biz de hala ayakta;kafein komasında :)) Şimdi Beyoğlu yolundalar ama benim şimdiden burnumda tütüyorlar. İzmir'e uğurlarken ne olacağım bilmiyorum.

İlk başta vedalar benim için gayet normalken şu birkaç senedir ağlamaktan canım çıkıyor. Annem her defasında arkamdan telefon açıp yolunda gitmeyen birşeylerin olup olmadığını soruyor; yolunda tabii ama senden uzakta herşey.Keşke keşke.... ile başlayanları söyleyemiyorum sana, senin bana yıllar önce ağlayarak söylediklerini. Şimdi dize geldim diyemiyorum sana annem. Senin lafına geldim;olmuyor sensiz, sizsiz; diyemiyorum. DAha fazla üzülmeni istemiyorum. Seni çok ama çok seviyorum, çok ama çok özlüyorum; diyemiyorum. Sıkıştırılmış zamanda yaşadıklarımızı yaya yaya yaşıyalım istiyorum ama geç, çok geç. Bugün dolapları düzeltirken bu ne dağınıklık diye payladın beni. Göz ucuyla bakıp güldüm sana. Kırıldım sandın; kırılmıyorsun değil mi bana dedin. Keşke hep burada olsan da paylasan beni, dedim; gözucumda yaşla. İkimizde de buruk bir gülümseme.

Gurbet , içine sığdırdığım memleket, annem, babam, abim, halam, anneannem ve diğerleriyle koca bir yük bende, yüreğimde . Başlarda özgürlük duygusunun verdiği yalancı mutluluk bana çığ gibi hergün büyüyerek artan özlem duygusuyla üstüme koşuyor. Çoğu zaman bununla başeden yüreğim, her gelip gitmeler sonrasında başaşağı çakılıp kalıyor. Bugün de o günlerden biri.

" Gurbet içimde bir ok
Herşey bana yabancı
Hayat öyle bir han ki
Acı içimde hancı
................ " ( Söz: Şennur Sezer
Müzik: Teoman Alpay )


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...