13 Temmuz 2010 Salı

VİCDAN


Balkız sekiz buçuk aylıktı full time çalışmaya başladığımda. Kendi ofisimin yanında iki firmanında hukuk müşavirliğini yapıyor, istekleri doğrultusunda tüm gün mesai harcıyordum. Ofis, şirket ve adliye arasındaki koşuşturmadan sonra eve geldiğimde ilk zamanlar Balkız yokluğumu pek hissetmediğinden bakıcı ablasının kucağından bana atlama talepleri olmazdı. Burulurdu içim , için için.. Annelerin arkasından ağlayan çocuklar her ne kadar üzüntü verici bir durum yaratsa da isterdi içim, için için...Zaman içinde Balkız büyürken, ablasının kucağından bana uzanmaya, sonraları boynuma kafasını gömüp yarım saat koklamaya vardı. Mutluydum. Çocuğum yokluğumu hissedip beni özlüyor diye. Bencilce bir annelik dürtüsüyle. Şimdi ise Balkız nerdeyse 4 yaşında ve bazı günler ofise gideceğim, annem gelsin, annem yedirsin, annemle oynayayım v.b diye uyandıktan sonra babası ve ablasına olmadık eziyetler yaşatıyor. Mutlu muyum? Hayır. Her gün olmasa da onun bazı günler böyle huzursuz ve mutsuz olması benim kendimi kötü ve rahatsız hissetmeme yol açıyor. Bugün onlardan biri. Saat 11.00 de konuştuğumda ofise geleceğim, sen nerdesin,yanımda ol, benle oyna cümleleri içeren ağlama arası diyologlar yaşadık. Bir an ofiste volta atıp düşündüm eve gitmeyi, onu huzura ve mutluluğa boğmayı. Ama randevular,telefonlar,yapılacaklar.....Kızımdan önemli değil hiç biri diye düşünürken aklım ve vicdanımı kavga eder halde buldum. Biraz sakinleşeyim, bir çay.. Yarım saat sonra açılan telefonda kızımın ablasının saçlarını okşayarak su içiyor olduğunu ve tüm fırtınanın dindiğini öğrendim. Sıkışan içim biraz dindi. Tekrar tekrar düşündüm. Kızım doğduğundan beri sorduğum soruya yeniden cevap aramaya çalıştım. Annelik neydi ? Annelik nasıl bir şeydi? Annelik= ???? Cevap olarak aklıma ilk gelen hep "vicdan" , "sorgu" , " endişe" ve pek tabii ki "mutluluk". Bu sorgu sual bitecek gibi görünmüyor. Değil mi ki annem hala keşke senin ismini Zühre değil de başka birşey koysaydık, pek eski bir isim oldu diye kahreder kendini ve ben de hala ismimi çok sevdiğimi zikretmek zorunda kalırım yıllardır :)) Ve daha pek çok şey için vicdan yapar durur , hatırımızda bile olmayan.


Günün geri kalanı sakin bir liman. Bakalım bir sonraki lodos ne zaman ?

13 yorum:

Çınar dedi ki...

Canım benim haklısın annelik bu işte. Ne yaparsan yap hep acaba oluyor hep acaba şöyle yapsaydım, yanlış mı yaptım, falan falan... hiç ama hiç bitmiyor bu. Yaşları kaç olursa olsun hep aynı. En küçük üzüntü ya da yanlışta ilk kendimizi suçluyoruz. Kendimiz bakıyor da olsak çalışıyor da olsak.

Herşeye rağmen iyi ki varlar ve biz iyi ki onların annesiyiz.

Balkız'a uzun sağlıklı mutlu ömürler dilerim

Sevgiler

yeliz dedi ki...

vicdan hep devreye giriyor maalesef. bazen ne işim var benim burda diyorum. ama çalışmasak mutlu olmasak onu nasıl mutlu ederiz. nilimi öp benim için, tatlı küçük kedi o:)
bu arada zühre süper bi isim bence. üstelik kimsede yok:)

yeliz dedi ki...

vicdan hep devreye giriyor maalesef. bazen ne işim var benim burda diyorum. ama çalışmasak mutlu olmasak onu nasıl mutlu ederiz. nilimi öp benim için, tatlı küçük kedi o:)
bu arada zühre süper bi isim bence. üstelik kimsede yok:)

Mavi Balon dedi ki...

Balkız'a iyi bir gelecek sağladığına şahit olduğunda inanıyorum ki vicdanın çok daha rahat olucak Zühre'cim.
Not: İsmin gerçekten çok güzel, yeliz'de demiş ya kimsede yok. benimde ismim öyle kimsede olmayınca ayrıcalıklı görüyorum kendimi :) - Şeniz-

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

ÇINARcığım, haklısın iyi ki varlar ve bizler de onların annesiyiz.Allah bağışlasın hepsini.Kocaman sevgilerle.

YELİZciğiiiimmm ben de Arca'yı kocaman öpüyorum.Resimlerine bakarken kendimi acayip sesler çıkartırken buluyorum,çoook şeker maşallah.İsim konusuna gelince ben de çok seviyorum ismimi ama anneme inandıramıyorum :))))Öpüyorum ikinizi de !

ŞENİZciğim, inşallah canım inşallah öyle olur.Bu arada ben de başka Şeniz tanımıyorum :)) Gerçekten az bulunur ve güzel bir ismin var senin de, şanslıyız.Kocaman sevgiler!

didem dedi ki...

Zuhre'cigim seni cok iyi anliyorum. Anne olmak bu iste. Cocugunun kokusu burnunda nasil ise gittin kimbilir o daha minicikken. Ama en azindan istedigin olmus, simdi sana bayagi duskun sanirim. Ablasi kac yasinda?
Bak abla kardes kendi aralarinda halletmisler bile. Iki cocuk olmasinin faydasi. Icin rahat etsin. Zuhre ismi cok guzel annecigin hic dert etmesin hem sik rastlanan bir isim degil hem orijinal. Boyle dedigimi soylersin kendisine, saygilarimi da ilet lutfen.Anlami ne acaba? Sevgilerimle

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Didemciğiiimmm malesef benim bir tek kızım var.Ablası dediğim bakıcısı :))Haklısın iki çocuk onlar açısından çok avantajlı ve kardeşi olması çok önemli.Ama benim 2. çocuk için hiç cesaretim yok :(( Ailem benden uzakta.Kızımı ben,bakıcı ve eşim üç koldan büyütmeye çalışıyoruz ve çok şükür zor günler geride kaldı;birazcık büyüdü :)) Bu yüzden de yeniden aynı şeyleri yaşamaya cesaret edemiyorum ama onu kardeşsiz bıraktığım için de bir yandan vicdan azabı çekiyorum.Azap listesi uzayıp gider....

İsmime gelince ;çok teşekkür ederim canım, anneme söyleyeceim.Anlamı ÇOBAN YILDIZI :))) Bir de Venüs gezegeni( Farsça ).
Sevgiyle kucaklıyorum seni.

didem dedi ki...

Zuhre tamamdir simdi hersey anlasildi!...Kac cocugun var, blogunun ismi neden Coban Yildizi artik biliyorum:) Hem yazilarini okuyorum hem seni taniyorum.Super! Ben abla lafi duyunca direk buyuk kardes olarak algiladim. Hic vicdan azabi cekme tek cocuk olmak da iyi, benim de kardesim yok. Hep isterdim olsun ama halimden cok memnunum. Butun ilgi bende:)))Calisirken tabiki kolay degil seni cok iyi anliyorum ve butun calisan anneleri ayakta alkisliyorum.Cok zor birsey basariyorsunuz.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Yüreğime sular serptin Didemciğim, çok teşekkür ederim.Sevgiyle kucaklıyorum.

Zeugma dedi ki...

Zühreciğim, canım, demek gerçek adındı bu :)
Biraz da ben su serpeyim içine. Hiç değilse tamamen resmi bir işte çalışmıyorsun. Arada kaçamak yapmak, ya da ne bileyim bazen onu ofisine götürebilme gibi bir imkanın var. Günümüz çocuklarından kaç tanesi annesiyle başbaşa Allah aşkına.
O tatlış ın bu duyguları yaşaması çok normal. Bu şekilde algılaya algılaya olayı özümseyecek ve zamanla kabullenip tamamen unutacak. Her çocuk gibi...
Bir arkadaşım anlatmıştı. Karı-kocanın servisi önce geldiği için çocuklarını İstanbul'da sabahın köründe kaldırıma bırakıp gidiyorlarmış (çünkü hiçbir tanıdıkları yokmuş) ve çocuğun servisi yarım saat sonra geliyormuş. Bir düşünsene vehameti?

Kardeşsizlikse hiç sorun değil...
Çocukların % 70 gibi bir çoğunluğu kardeşsiz. Özellikle anne/baba çalışıyorsa...
Bu günler gelip geçecek..
Balkızım şirinem çabucak büyüyüp kendine yetecek ve u-nu-ta-cak-sı-nızzz..
Her ikiniz de...

Öptüm bal yanaklarınızdan :)

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Zeugmacığım, rahatlamaya o kadar ihtiyacım olacak ki satırlarını okurken gözyaşlarıma hakim olamadım.İnan dışardan birilerinin bana böyle şeyler söylemesi iyi geliyor.Çünkü işin içindeyken dışarıdan bakmak çok zor oluyor.Gerçekten çok iyi geldi,defalarca okudum.Sağol, varol canım arkadaşım.Bu arada öyle uzun uzun kaybolma lütfen, çok merak ettim :(

Sevgiyle kucaklıyorum seni :)

ramazan dedi ki...

Çalışan annelerin, özellikle de sizin gibi tam gün iş kovalamak zorunda olan annelerin çocukları acınası hayatlar yaşıyorlar. Ama çabalar da onların geleceği için. O bakımdan bu çelişki gibi olsa da, aslında takdire şayan bir çabadır.
Sevginin gerçek anlamının ortaya konduğu durumlardır. Kıymetli olan budur.
Balkız a sevgiler.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SEVGİLİ HOCAM.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...