11 Mart 2010 Perşembe

BEYOĞLU OFİS MACERALARI


İlk ofis maceram İstanbul'a geldiğimin 4. ayına rastlar. O dönemin Alman Konsolosluğu avukatı aile dostumuzdu. Yıllar önceki stajyeri ofisine bir gider ortağı aramakta olup durumu hemen bana haber eder. 10 dakikalık bir düşünme süresinden sonra teklİf hemen kabul edilir. Oysa o dört aylık sürede ben elimde harita ile Galata Köprüsü ile ayrılan kısmın neden hala Avrupa yakasına bağlı olduğunu keşfetmekle meşguldüm. Ve adliyelerin yerini öğrenmeye çalışıyordum. Ofis Alman Hastanesi'nin hemen karşısında idi. Ofis arkadaşım ise 40 lı yaşlarda , ilk bakışta oldukça matrak , hoş görünümlü bir bayandı. Bir odanın içinde ikimiz ayrı ayrı masalarda kendi işlerimizi yapacak ; sadece kira,elektrik v.s giderlere ortak olacaktık. Neyse başladık. Bayan sadece haftanın bir-iki günü geliyor, geldiği saatler genelde akşam üstüne tekabül ediyor birkaç saat kaldıktan sonra da Beyoğlu'nda müdavimi olduğunu sonradan öğrendiğim bir bara takılıyordu. Hımmm bana ne dedim içimden; her gün sabahtan akşama kadar birlikte oturmaktan ve zoraki muhabbet türetmektense böylesi iyi diye düşündüm. Ben? Ben sabahları tüm gazeteler koltuğumun altında ofise gelir hepsini bir güzel okur , sonra da pencereden gelen geçene bakardım.Yapacak birşey yok , çünkü ne İstanbul beni ne de ben İstanbul'u tanıyorum; tam bir cahil cesareti ! Gel zaman git zaman aradan 6 ay gibi bir süre geçti .Bu süre içerisinde bayanın mesaileri hep böyle olmakla birlikte han sahibi ofise sık sık uğrar oldu .Çünkü ben kira paramı -bir Allah bir de ben bilirim nasıl denkleştiğini- tamamlamış olsamda ortağım hep bir mazeret bulmaya başlamıştı . Yarın, üç gün sonra,bir hafta sonra ödeyeceğim'ler, hadi bu ayı sen öde sonrakini ben öderim'e dönüşmüştü. Allah'ım tam bir kabus yaşıyordum . Ben yarısını zor tamamlarken han sahibine rezil olmamak adına tamamını ödemek zoruna kalıyordum .Böyle böyle sekiz ay geçti; ta ki bir sabah pılımı pırtımı toplayıp avukat bayana bir güzel mektup döşenip ofisi terkedene kadar.


İlk ofis deneyimimin kabus olduğuna mı yanayım, ofisten olduğuma mı yanayım, yanayım yanayım kadehlerde yanayım...


Çıktım İstiklal'de dolaşıyorum. Girmediğim han, sokak, mezbaha kalmadı. Ofis kiraları korkunç. Hem yürüyorum hem ağlıyorum.Yok yapacağım dedim, yapacağım ben bu mesleği. Bu arada kurum yada özel bir yere bağlı çalışmak da istemiyorum ve direniyorum. Akşamına çok samimi bir arkadaşıma gittim dertleşmek için. Kardeşi inşaat mühendisi ve o da bir ofis arayışında. Bana ille de bir avukatla olmam gerekmiyor dersen birlikte bir ofis tutalım ve başlayalım ; birlikten kuvvet doğar dedi. Gerçi o kuvvet beni boğmak üzereyken kaçmıştım diğer ofisten ama yapacak birşey de yoktu. Tünel Meydanında küçücük birbirine bağlı iki oda tuttuk.Odalarımız ayrı ama birbirine açılan bir kapı ile bağlı. Bir yıl zorluklarla geçti. Benim telefonlarım kapanır onunkinden konuşurdum,onunki kapanır benden konuşur. Para tutacağız diye neler yapardık; ama çok iyi iki ortaktık ve mutluyduk . Bir sene dolmasına az kala bir sabah daha ofise geçmeden önce buluşup birlikte Vakıflar 'a gittiğimizde çalan telefonla öğrenmiştik Han'a hırsız girdiğini. 34 ofise birden girip bilgisayarlar çalınmıştı. Şok olmuştuk . Hırsız benimkine dokunmamıştı bile. Çünkü klavyenin bilmediğim pek çok düğmesine basmak suretiyle açılan bir bilgisayardı benim ki. Ama ortağımınki çalınmış, iki gün sonrasına teslim etmesi gereken projeside böylelikle yok olmuştu. Çok üzülmüştük. Hemen ertesi günü başka bir ofis aramaya koyulduk. Galatasaray'da tam altı odalı ve bir önceki küçücük ofisin kira bedeli ile aynı bir ofis bulmuştuk.Uçtuk sevinçten, inanamıyorduk. Artık şans bizden yana olsun diye dua ediyorduk. Kendi kendimize yapılan boya-badanadan sonra yerleştik yeni yerimize.Tam 5 yıl ortaklık , kardeşlik, dostluk, sırdaşlık yaptık birbirimize. O ofiste tutunduk önce birbirimize sonra da İstanbul'a. Orada emekledik, yürüdük , büyüdük. Çok şey yaşadık, çok şey sığdırdık. Yuvalar kurduk, hayatlar bulduk. Beş yılın sonunda sarılarak , ağlayarak ayrıldık daha iyi koşullara kucak açmak için. Ortaklığın gereğini yerine getirmiş , birbirimize yaslanarak ayakta durmuş ama şimdi tek başına yürüme zamanı gelmiş kapımızı çalmıştı. Güzel ,çok çok güzel günlerdi . Geriye dönüp baktığımda altından kalkması ancak cahilliğe nasip olan cesaretle olabilecek cengaverlikti diye düşünüyorum. Bu yaş ve bu kafada cesaret edemezdim . O Galatasaray'da ben ise Eminönü'n de bir beş yıl daha eskidik . Şimdi? Ben tekrar Beyoğlu'na gitme telaşı ve heyacanı içerisindeyim. Taşınıyorum. Ama bu sefer bana önce ev , şimdi de ofis olarak kollarını açacak olan sayısız hatıra biriktirdiğim, mabedim dediğim Beyoğlu evine.


Ahh Beyoğlu, Beyoğlu..Kimbilir bana daha neleri biriktirme imkanı verecek ,anı defterimi doldurmaya yarayacak zamanlar sunacak ; kimbilir daha neler yaşatacak ?

13 yorum:

Guven dedi ki...

Yuvanıza hooş geldiniz efendiiim:))

Bir yerlerden bir hatıra gibi sakladığım bir sözcük vardır bedende.

İnsan,hayatı anlamalı,planlamalı ama kaderi asla zorlamamalı diye! Buna benzer beni mutlu eden felsefik bir sözcük... Ve öyle sanıyorum ki, kuralcı,aşırı plancı ve hayatın rüzgarından,yelinden, yağmurundan etkilenen, korkan insanlar; en yakın oldukları mutluluğu, sürekli hüzne çevirirler.

Özeti olan çalışma hayatını, güzel anlamlı bir hikaye gibi algıladım. Cahil cesareti de denen o cengaver girişimine kıskanası bir tebessüm ettim.:))

Biza ait olan hayatı; bir mimar, ressam gibi; yandan, üstten, önden görebilmek; NE HOŞ, NE BÜYÜK BİR İNSANİYET...

Şeniz dedi ki...

Sevgili Çoban Yıldız'ı,
İnanıyorum ki bu ortaklıklar çok deneyim katmış sana. Yeni büronuzda hayırlı işler dilerim.
Not: Biliyormusun Beyoğlu'nun havasını hep Kıbrıs Şehitleri Caddesine benzetirim ben.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Müthiş bir çaba, müthiş cesaretler bunlar. Etkilendim, şöyle bir duruldum. Keşke dedim keşke...
Bilinmeyen bir İstanbul, bilinmeyen bir ortam, ve hergün ofisi açıp var olma çabası..iyi bilirim bunu..siftahsız günleri....

Ortaklık çok zor birşeydir aslında, genellikle ilk yaşadığınız gibi olur, çok uzun soluklu olmaz bir türlü. İkinci ortaklığınız doğru ve güzel olmuş.

İnşallah, inşallahh herşey şu anda çok daha güzel ve yolunda gidiyordur..çok hak ediyorsunuz.

Leylak Dalı dedi ki...

Öykü okur gibi okudum ofis maceralarınızı. Beyoğlu civarı yerleşmelere de imrendim, hayırlı olsun, bol kazançlı, bol işli, bol kahkahalı, huzurlu günler geçirin yeni ofisinizde. Bize de yenimaceralar nakledin.
Sevgiyle...

Asuman Yelen dedi ki...

Gıpta ile saygı ile okudum bu ekmek parası ve(o nasıl olsa kazanılır) kendi mesleğini sürdürme çabasını. Yaşamı gereği gibi yaşamak, içine sindirerek yaşamak ve bu sonucu elde edebilmek için o cesaret önemli, gerekli ve son derece de kutsal bana göre. Risk her zaman vardır. Göze almak sağlam kişilik gerektirir.
Bu yaşam hikayesini, bu başlangıcı ve katedilen mesafeyi, iniş ve çıkışları zevkle hayal ettim. Başardın Çoban Yıldızı. Güçlüsün artık ve hiç bir çalkantı artık seni sarsamaz. Denedin ve başardın bir kere.
Bundan sonrası hep gönlünce olur inşallah.
Sevgilerimle...

dalgasesleri dedi ki...

Sevgili Çoban Yıldızı, işte başarının sırrı sizin o cahil cesareti dediğiniz duygu ve kararlılık değil mi? Çok güçlü bir bayanın yazılarını okuyorum.

Dalgaları Aşmak dedi ki...

Sevgili çoban yıldızım,yazını okurken karşımda çok kararlı ve yürekli bir kadın gördüm.Sakın cahil cesareti diye tanımlama...Hayatın içinde istediğin yeri alabilmek için,"ben varım" demektir bu.
Bu yürekli, sağlam kadını sevgiyle kucaklıyorum...

Zeugma dedi ki...

Film gibi desem yeridir şimdi..
Heyecan içinde okudum ve bir taraftan da uzun bir post olduğu için çok sevinmekteydim..Ama mutlu sonla tamamlanacağından emin bir şekilde.
Sevgili Çoban yıldızım,
Yeni mezunken benzer olaylar hepimizin başından geçmiştir ama senin ilk tecrübene ''Pes'' dedim doğrusu. O ne biçim kadınmış öyle..Avukatken hak-hukuktan anlarken yaptıklarına bak :(
Bu yazıdan şunu anlıyorum.İyi niyetli insanlar bunu her hallerinden belli ettiklerinden illa birileri tarafından suistimal edilip üzülürler.Epey bir sürer bu böyle..Sen zamanla aklını başına almaya başlarsın, bu arada da yaşam sana tecrübe denen şeyi öğretmekte ve forma sokmaktadır.Hiç değilse temkinli olmayı öğrenirsin..
Neyse ki fazla uzun sürmemiş seninkiler :)
Yeni ofisinde her şey o güzel yüreğine göre gelsin.Biriktireceklerin sadece ve sadece mutluluk ve başarıyla dolu güzel anılar olsun..

Öpüyorum seni sevgiyle....

bilge dedi ki...

sevgili çoban yıldızı ne emekler ne fedakarlıklar yapılıyor var olmak için cahil cesareti değil canım senin yaptığın hayatla savaşın ta kendisi seni yürekten kutluyorum yeni ofisin ve evin sana şans getirmesini mutluluk getirmesini diliyorum..sevgi ve dostlukla...oulis

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Sevgili Zühre, ne çok yanyana durduk, aynı yöne baktık kimbilir. Ben senin ofisinin önünden belki de yüzlerce kez geçerken, belki birinde sende pencereden dışarıya bakıyordun...

Kuzenim ve teyzem tam da tarif ettiğin yerde Alman Hastanesinin karşı sokağında oturuyorlar. 30-40 yıldır. O büyük İtalyan evlerinde. Kuzenim zaten Alman Hastanesinde doğum yaptı:))
Birazdan oraya gidiyorum. Senden selam söylerim tüm İstiklal Caddesi, Sıra Selviler, Cihangir sokaklarına ...mekanlarına...

Ofis maceralarına bayıldım...

Sevgilerimle...

ramazan dedi ki...

"tam bir cahil cesareti",değil aksine,tam bir kararlılık,başarma azmi.Zevkle okudum yazınızı.Kendimden de epey birşeyler buldum.
Şapkam yok ama şapka çıkardım.
Allah başarınızı daim etsin.
eni mekanınız hayırlı olsun,mutluluklar getirsin.
Sevgiler,saygılar.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

SEVGİLİ GÜVENCİĞİM, çok haklısın. Hayatım ve yaşadıklarımı irdelediğimde kaderin muhakkak etkisini yadsımamak gerek diye düşünürüm.Neden-sonuç ilişkisi hayatın harika net'i gelir bana hep. Sözlerin şu kardeşini nasıl onurlandırdı bir bilsen.Sevgilerle dostum,abim benim.

SEVGİLİ ŞENİZciğim,hem de ne deneyimler :))
Ben de Karşıyaka çarşısını İstiklal'e benzetirim hep.Orada yürürken karşıdan gelecek tramvayı arar gözlerim.Sevgilerle.

SEVGİLİ ONUNCU KÖYÜN ADAMI; temennileriniz ve güzel olanı hakettiğim söyleminiz beni onurladırdı,çok mutlu etti.Tüm güzellikler hepimizin olsun Mesut Bey hepimizin inşallah.Çok teşekkür ederim.Sevgilerimle..

SEVGİLİ LEYLAKCIĞIM; çok teşekkür ederim.Umarım herşey güzel olur, temennilerin ve yüreğin gibi.Sevgiyle..

SEVGİLİ ASUMANCIĞIM; inşallah inşallah canım benim. Hayat neler gösterir bilemiyorum. Satırlarını okurken nasıl mutlu oldum..ne güzel şeyler söylemişsin Asumancığım.Yüzümde öyle bir tebessüm bıraktın ki ! Sağol,varol.Sevgilerimle..

SEVGİLİ DALGA SESLERİ; çok çok teşekkür ederim,sağolun.Sevgilerimle

SEVGİLİ DALGALARI AŞMAK; bana hep teşekkür etmek kaldı; TEŞEKKÜR EDERİM.Hepiniz öyle güzel ve öyle hoş şeyler yazmışsınız ki! Sağol,varol.Sevgiyle kucaklıyorum.

SEVGİLİ ZEUGMA'M; nedense tecrübe edinirken hep bir hırpalanır,hep bir sömürülür,hep canımız acır değil mi ? Ben de payımı aldım ama ucuz kurtuldum :)))Güzel dileklerin,temennilerin için çok teşekkür ederim canım benim. Sanki bu yeni ofisle birlikte yüreğim pır pır ediyor ilk defa başlıyormuşcasına; hayırdır :))Sevgiyle kucaklıyorum seni Zeugma'm.

SEVGİLİ BİLGEciğim; insan o savaşın içerisindeyken pek anlamıyor değil mi? Sonradan ,kendine karşıdan baktığında görüyor hem kendini,hem savaş alanını hem de tarafları.Güzel temennilerin için çok teşekkür ederim canım benim.Burada havalar çok soğuk.Ama ben sana İzmir'den alıp bir kutuda sakladığım meltem gönderiyorum.Aç kollarını :)))

SEVGİLİ LALECİĞİM; yaa kimbilir kaç defa yüz yüze göz göze geldik kimbilir kaç defa değil mi? Ne güzel olur o İtalyan evleri, yüksek tavanlı ferah ferah.Benim Beyoğlu evim de bir İtalyan ve yaşı 1888 :))LAleciğim, bak dönüp dolaşıp hep aynı yerde buluşuyoruz, Beyoğlu'nda.Birgün Beyoğlu'nda gerçek bir buluşma gerçekleştirelim olur mu? Çok teşekkür ederim; hem kuzenine,hem teyzene hem de tüm Beyoğlu,İstiklal,sıraselviler ve Cihangir'e selam söyle. Sevgilerimle..

SEVGİLİ RAMAZAN BEY; Güzel görüşünüz ve temennileriniz için çok teşekkür ederim.Amin ,inşallah; Allah mahçup etmesin. Sevgi ve saygılarımla.

Adsız dedi ki...

Sorry for my bad english. Thank you so much for your good post. Your post helped me in my college assignment, If you can provide me more details please email me.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...