28 Ekim 2009 Çarşamba

PİKNİK YERİ YANGIN YERİ

Bugün ana haberlerin ilkiydi İzmir'deki yangın. Çocukluğumun piknik alanı, kar yağmayan İzmir'de ilk karla tanıştığım yerdi Sabuncubeli. Şimdi yanıyor. Ormandaki ağaçların,böceklerin,kuşların çığlıları kulağımda. Uğulduyor; neden diye bağırıyor. İnanmıyor yüreğim bu yangına sıcağın sebep olacağına. Aklıma gelen terör düşüncesi, zihnimi tırmalıyor, yüreğimi buruyor, yavaş yavaş akan çok ağır bir zehir gibi önce midemi bulandırıyor sonra beynimi uyuşturuyor. Hatıralarım çıtır çıtır yana ormanların arasında çığlık atıyor bir bir. Binlerce ölen insanların kanı yetmedi vampirlere. Sıra doğayı yok etmede. Allah cezalarını versin!

YENİ,YİNE, YENİDEN !

Kociş ile evlenerek geldiğim yerdi Bakırköy , 2 sene evvel. Hayatım değişmişti. Biri gelmiş, kalbime girmiş, evlenmeye karar vermiş ve çoooook sevdiğim Beyoğlu’ndan beni koparmıştı. Ancak İzmir’e benzerliği yüzünden Bakırköy’ü hemen sevmiştim. Yeni durumlara hemen adapte olma yeteneğim devreye girmiş ve beni bu yeni duruma hazırlamıştı. Sonra yine hayatım değişti; hamile kaldım. Nil geldi. Sonraaaaa hayatım tam-tamamıyla değişti. Nil’in gelmesiyle eve Zamire geldi. Bebişe ve bana yardımcı olmak için. Zamira’nın gelmesiyle evde dört kişi yaşamamız çok zorlaştı. Daha dğrusu hareket edemez olduk. Kocişle birlikteyken ev tam bize göreydi. Ama şimdi nefes alamıyoruz. Hayatım yine değişiyor, yer değiştiriyor. Cümleten Avcılar’a taşınıyoruz. Bu zamana kadar yol sebebiyle bana çok uzak bir düşünceydi. Ama şimdi daha taşınmadan bile nefes almaya başladım. Nil’in gün geçtikçe artan eşyaları, bizim her mevsim değişiminde Beyoğlu'na eşya götürüp getirmelerimiz, bir de Zamira'nın gelişi Avcılar'ı çok cazip kıldı. Ohhhh genişleyeceğiz. Hepimizin daha geniş odaları olacak. Evimizin çok yakınında deniz otobüsünün olması ve direkt Sirkeci'ye gidiyor olması da beni çok mutlu etti. Her sabah deniz havasını içime çekerek yollanacağım. Berrin ablalara her gidişimde “seviyorum ben buraları yaw” dediğim Avcılar'a taşınıyoruz. Umarım bu yeni yer değişimi bizim için hayırlı olur. Haaaa birde evimizin minicik bir bahçesi olacak. Bahçede çay içip sohbet edeceğiz. Hadi bakalım buyurun çaya! Çaylarrrrrrrrrrr ……

İZMİR İMBATI

Perşembe günü teyzem,Yeliz,Yeliz'in Can Can'ı,Yeşim ve tatlı Duru bizim Nil'i görmeye İstanbul'a geldiler. Birkaç gün öncesinden heyecanı tuttu bana. O kadar özledim ki hepsini. Hele hele Yeşim ve Duru'yu görmeyeli tam bir sene oldu.Burnumda tüttüklerini biliyordum ama insan görünce bir başka oluyor. İzmir'in imbatı gibi içimi açtılar. Bütün çocukluk ve genç kızlığımı birlikte geçirdiğim canım kuzenim Yeşim'le sohbetimiz ilaç gibi geldi. O kadar özlemişim ki. Ayrılmak çok zor geldi. Birkez daha hep beraber aynı şehirde olamamak koydu bana. Burada en büyük eksikliğin benden, canımdan birilerinin yokluğu fikri yerleşti yine. Harika bir gün geçirdik hep birlikte. İlk kez doğumdan beri Nil'den birkaç saatliğine ayrı kaldım. Önce Levent'e sonra da Ortaköy'e gittik. Hep aklımda kızım vardı; uyudu mu yoksa huysuzluk yapıyor mu diye. Ama benim kızım Beyoğlu'nu çok seviyor. Yine 7,5 saat uyudu ve beni rahatlattı. Dönüşümüzde ise yine uyudu. Eve gelip yatağa yattığımda birkez daha şükrettim herşey için. Kızım için, sevdiklerim için, yaşadığım güzel bir gün daha için...

BEEEENNNNNN GELDİİİİİİİİİMMMMM !

Eveeeeet işte geldim. Biraz erken oldu ama annem beni çok özlemişti . Hep yüzümü merak ediyordu, ben de onunkini. Ya babammm ! Canım kızım diyip duruyordu. Dur bi göreyim dedim 20 gün erken olsa da. Hazır etlenmiş, butlanmışken çıkayım dedim. Plan hazırdı; Dr. Engin'i telaşlandırmak !. Bi müddet işemedim. Habire amniyo denilen suyu içtim içtim. Mesanem patlayıncaya kadar bekledim. Eee suyum azalınca da bizimkileri bir telaş aldı veee hoooppp doğuma. Burası içeriden daha neşeli doğrusu ve de renkli. Telaşlı koşuşturmalar hep benim için. Bir ağlıyorum görün bizimkilerdeki paniği. Şimdilik herşey kontrol altında. Ben ? Büyümekle meşgulüm. Offffff çok karnım acıktı yine; bir çığlık atsam gelir mi ki annem ?

NİL GELİİİİİİİİİYOOOOOOOOOOORRRRR!

Son’ a bir kaldı. Evet 9 aylık serüven yarın bitiyor. Bebeğimizin yaklaşık üç aydır suyu azalmaya devam ediyor. Bugün kontrol için dr.a gittiğimizde suyunun sınıra dayanmış olduğu ve tehlike içermemesi adına bebeğin alınması gerektiğini öğrendik . Yarın saat 08.30 da hastanede olacağız. 10.30 da ameliyata gireceğim. Heyecanlı mıyım ? Hayır. Çok netim bu konuda. Hayır hiç heyecanlı değilim. Beni heyecanlandıracak şey herhalde bebeğimin yüzünü gördüğüm an olacak. Onun yüzünü gördüğümde gerçek olacak her şey , kucağıma aldığımda. Bütün arkadaşlarım aradı, hepsi iyi niyetlerini sundu. Sanki hastaneye gidilecek, hoş bir paket içerisinde Nil Bebiş kucağıma sunulacak. İçimden yine uçmak ve 300 km. hızla koşmak geliyor. Bi coşku bi coşku ! Kameraya yeni kaset aldık ve bebiş ile ilk konuşmayı yaptık . Bunları yazarken bebiş haerket halinde. Poposunu iktiriyor göğsüme yavrum. Bi çıksın ısıracağım o popişi. Evde bir telaş vaaaaaaaarrrrrrr. Nil geliyoooooooooorrrrrrrrr !

GAVURUM!

Üç milyon nüfüslu İzmir’de 2 milyon insanın cumhuriyet ve laiklik adına toplanması ne kadar gavur olduğumuzun bir başka kanıtı. Evet sizden değiliz Tayip Bey. Siz ve sizin gibi, molla düşünceli zihniyetten uzak olduğumuz için gavuruz size. Yani yabancıyız, uzağız çok uzak. Bir kez daha İzmir’li olmaktan müthiş gurur duydum. Hem karadan hem de denizden kuşattı, sardı İzmirli cumhuriyeti bir yumak gibi. En nadide değerimizi, mirasımızı. Hamileliğim sebebiyle ne Tandoğan ne Çağlayan ne de canım İzmir’im de bulunabildim. Bu üç mitingde de yalnız olmadığımı hissetmek beni daha da güçlü kıldı. Beni en çok sinirlendiren bu kadar kalabalıklara rağmen hala iki sol liderin bir araya gelmek için bu kadar zorlanmasıydı. Yazıklar olsun her ikisine de. Ne ihtiras yarabbi ! Eğer sandıktan önce birleşme olmazsa heba olacak bu çarpan yüreklere . Neye yarayacak bu çaba sandıklara yansımdıktan sonra . Bir nihayete ermeli en kısa zamanda. Kendi adıma gönül ferahlığı ile sandıklara koşmak Ve üzerimize çöken bu karanlığı ilelebet gömmek için hareket etmek istiyorum.

İLK İTTİFAK

Kızım tam 1 ay önce yapmış olduğumuz anlaşmaya uydu. Bu onunla ilk ittifakımız. Son olmayacak inanıyorum. Karnımdaki mutlu ve mesut yerinden çıkmak için acele etmezse, ben de ona çıktığında istediği tüm konforu sağlama hususunda söz verdim. Bugün dr.a gittiğimizde canım kızımın sözünü tutmaya çalıştığını ve bununla da kalmayıp bir hayli kilo aldığını gördüm. O kadar mutlu oldum ki! Kızımla ileride yapacağımız tüm ittifak konuları gözümün önüne geldi. Onunla çok iyi iki arkadaş olacağımızı ümit ediyorum. Bunu hiç unutmayacağım canım kızım. Seni her zaman ve her koşulda hep çok, ama çok seveceğim. Haziranın ilk haftasında birlikte olacağımız o ilk günü dört gözle bekliyorum canım yavrum.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...