1 Haziran 2011 Çarşamba

ZOR


Dün başıma gelecekleri bildiğimden belki de , hiç kalkasım gelmedi yataktan. Yattığım yerden felaket senaryoları kurdum, kalkmamak adına..Hiçbiri olmadı tabii. Altı saat mahkeme koridorunun tozunu yalayıp yuttuktan sonra ofise sürünerek vardım. Gelincik tarlalarını anımsatan ama sadece toz ile kef arası ,kısaca leş kokan dosyaların arasında şöyle bir durup baktım. Ve baktım dedim ki dilini eşşek arası sokusuca ! Bu anlarda hep aklıma gelir babamla yaşadığım o diyolog : " Ben zoru severim babacığım, zor olan güzeldir! Zor olsun benim olsun !". Al sana dendi! Al !!!!
Bu cümleden sonra sanki tüm döngü zorluk üzerine kuruldu bana karşı. Herşeyim zor oldu, herşeyim. Herkesin kolaylıkla yaşadığı herşey, tüm ilkler benim hep zorlarım oldu. Nur topu gibi bir sürü zor'um var benim. Bu öyle ki hayatımdan çıkarmaya çalışsam da olmuyor, gitmiyor, bitmiyor, azalmıyor... zor! Yapışmış çıkmıyor. Şimdi ne kadar tam tersini günün yirmi dört saati dilesem de, değişen hiç bir şey olmuyor. Zor , hep zor !

30 Mayıs 2011 Pazartesi

BALONLAR



E- Seni çok seviyorum.İyi ki varsın benim yaşam hediyem !
Otuz yıldır seni seviyorum. Şimdi kalbime mahkumum,iki yıl sonra aklıma.
Sonsuza kadar seni seveceğim.
Seni hep sevdim daima seveceğim.
K- Seni çok seviyorum
Seni çok özlüyorum
Sonsuza kadar seni seveceğim, daima.
Seni deliler gibi seviyorum.
E- Beni deli gibi değil aklınla sev.
K- Çok özlüyorum.
E- Beni mi?
K- Kim olacak, tabii ki SENİ !
E- Sevgili ya da arkadaş olmamızın farkı yok, hayatımda ol yeter bana.
Bu işin gerçeği Yanlış ve Yasak.
Bizim birlikte olmamız imkansız.
Birlikte yaşlanamayız.
Sen beni kurtarıcı olarak görüyorsun.
Bu nasıl bir şımarıklıktır anlamadım.
Benim başka hayallerim var.
K- ( Sadece susar .Aşkın girdiği girdaba inanmak istemeyen gözlerle çaresizce bakar ve yine susar ).Sonra uçar...

26 Mayıs 2011 Perşembe

ÖZLEM



Bazı bazı , hadi itiraf edelim sıkça özlem basar beni. Ağır gelir sırtıma, içime, yüreğime; kulaklarım uğuldar....



Düşünürüm , bir buket olsa elimde, biri annem, biri babam, biri abim, biri ablam, diğerleri de yeğenlerim, tüm sevdiklerim...Ve ben gömsem başımı bukete ; koklasam , koklasam, koklasam...O koku hiç geçmese benden,uçmasa...



Ben balarısı olsam, o bukete konsam, konsam, konsam....Orda uyusam, uyansam; uçsam,uçsam,uçsam...



Hep orda kalsam...


23 Mayıs 2011 Pazartesi

MUTLU YILLAR !



Canım kızımın bana duyguların en güzeli , anneliği tattırdığının 5. yılına girdik bugün.



Nice yıllarımız olsun diliyorum, geri dönüp baktığımda yüzümde tatlı tebessümler oluşturan.



Seni seviyorum canım kızım !



18 Mayıs 2011 Çarşamba

BALÇIK


Bir Seçim ucuzluğu almış başını gidiyor. Ağzından köpükler saçarak konuşan liderlerin karşısındaki- ler onlardan da beter kudurmuş alkış tutuyor. Tv görüntüleri karşısında bir an galadyatörleri seyreden ve alkış tutan insan manzaraları geldi yüzyıllar öncesinden . Dar ağacına asılacak insanları seyretmek için meydanları dolduran insanların aldığı hazzı gördüm gözlerinde. Acı ve orgazm karışımı bir hissiyat ile olan biteni seyreden insanoğlu. Onların aldıkları zevk karşısında partnerini daha da coşturmaya çalışan partner edasının oluşturduğu zeminsizlik, seviyesizlik ve alaturka taktikleri kaset savaşlarıyla daha da ayyuka çıkmış durumda. Yaşadıkları ülkeyi cennete çevirme vaatlerinin ümitleri kalmamış insanlar üzerinde hiç bir etki yaratmayacağını bilenler , ülkeyi koca bir arenaya çevirme hususunda ant içmiş gibiler. Dallas dizisiyle cinselliğin entrikayla bulaşmış yüzü ile tanışan Türk toplumunun o yıllardaki naif ve bakir halini özlememek mümkün mü? İnternete düşen görüntüler, gizli çekim, kaset görüntüleri izleyenleri doyurmuyor artık. Daha fazlasını isteyecek , gün geçtikçe bu arzu daha da kamçılanacak giderek . Belden aşağı toplum haline gelmenin yarattığı seviyesizliği yukarı çekme çabaları hiç bir işe yaramıyor. Çığ aldı başını gidiyor; önüne geleni kendine katarak ..

Zerafet ile buluşan cesareti , aklı , fikri , çabayı; meydana gelen sonuç mağlubiyet bile olsa ayakta alkışlayan toplumlar için yarınlar bir muamma değildir. Yuhalama, iftira, hakaret, sövme recm ile harmanlanmış savaşların ne galibi ne de mağlubu bellidir. Kaybeden sadece toplumun kendisidir.

13 Haziran sabahı yeni bir Türkiye'ye uyanmayacak kimse. Hiç bir şey bir önceki sabahtan farklı olmayacak. Kirlendiğini farkedebilenlerin çabası ve pişmanlığı bile yetmeyecek; geri dönüşü yok yaşanılanların. Taziyeler sunulur !

14 Nisan 2011 Perşembe

İLK


Böyle miydim ya ben ! Annem beni kapıdan her geçirişinde bir sürü tembihleri de yanıma eklerdi. Yapabileceklerim çoktu ve sanki zamanım pek azdı. Parçalanan dizlerimi pansuman yaptırdıktan sonra aynı hız koşmaya devam eder, denizde kimsenin göremeyeceği kadar açılır, kulaklarım patlama sinyali vericeye kadar dalar, paraşütle atlar, sarp kayalara tırmanır, uçurumlardan korkmazdım. Canım yanmazdı; erkek Fatma lakabının şubesiydim adeta. Doğuma girerken dahi lunaparka gider gibiydim. Dim..dim..dim. Dili geçmiş zaman. Evet geçmiş zaman.

Şimdi , aynı operasyonu daha önce iki kez geçirmiş olan ben üçüncüsü için ilk kez tedirginlik ve sıkıntı hissetti. Kolay itiraf edemese de ilk kez korktu ,endişelendi ve düşündü. Ben bu bene hiç alışık değildi ve yeni tanışmıştı. Hiç ama hiç hoşlanmasa da bu ben yeniydi ve ona aitti. Merhaba demekten ve kabullenmekten başka yapabileceği birşey yoktu.


Hastaneye gidildi. Doktorla konuşuldu ve işlemin yapılacağı yere inildi. Hemşire gidelim dediğinde kocaya bakıldı " O da gelemez mi ? " denildi. Şimdi doğuma bile eşler alınırken benimkinde niye olmasındı. Ama cevap olumsuz olunca kocaya bir daha dönüp bakılmadan kapalı kapıya yönelindi. Baksam buğulanan gözlerde hazır bekleyen yaşlar düşebilirdi. Böyle miydi bu kadın ya ! böyle miydi ? Anne olmakla yumuşayan bu kalp ve ruh bir daha eski haline dönemezdi. Anlaşıldı ve kabul edildi. İtiraz etmenin manası yoktu. İlk defa yavrusu için endişe ve kendisi için korku hissetti; tıpkı annesinin kendisi için hissettikleri gibi . İlk kez keşfetti.



9 Nisan 2011 Cumartesi

AYLAR SONRA..


Evet aylar sonra bakmaktan bıktığım , açılmayan ve koskoca kırmızı bir yazıyla "mahkeme kararıyla kapatılmıştır " yazan bloğum açılmış. Ne sevindim anlatamam. Yazı yazmanın ötesinde yazılarını merakla beklediğim bir sürü arkadaşım var benim. Hepsine kavuşmuş oldum çok şükür !


HERKESE MERHABA !!! demek istiyorum ayrı ayrı, kabul ederseniz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...